“UYGUR MESELESİ İNSANLIK MESELESİDİR”
Almanya merkezli Freedom for Hong Kong adlı insan hakları kuruluşunun genel sekreteri Amy Siu ile Uygur meselesi üzerine kısa ama çarpıcı bir röportaj gerçekleştirdik. Kendisi Hong Kong kökenli bir aktivist olarak, Çin rejiminin baskı politikalarına karşı yalnızca kendi halkı için değil, Uygurlar için de sesini yükseltiyor.
Amy Siu kimdir?
Ben Amy Siu Almanya’da bulunan Freedom for Hong Kong adlı örgütün genel sekreteriyim. Aslen Hong Kong’luyum. Uygur değilim, fakat Uygur halkına yönelik zulüm ve insan hakları ihlalleri yalnızca Uygurların meselesi değil; bu bir insanlık meselesidir. Kim olursanız olun, nereden gelirseniz gelin, insan onuru ve hakları için ses çıkarmak hepimizin görevidir.
Uygur olmayan bireyler Uygur meselesi için ne yapabilir?
Bu çok anlamlı bir soru. Uygur halkı için mücadele etmek için illa Uygur olmanıza gerek yok. İnsan haklarına inanan herkes bu konuda bir şeyler yapabilir. Örneğin ben bir Hong Konglu olarak, Çin hükümetinin baskıcı uygulamalarını şahsen deneyimlemiş biri olduğum için Uygurlara daha fazla empati duyuyorum. Ancak bu empati yalnızca benimle sınırlı değil. Önemli olan herkesin:
- A) Uygurlara karşı yapılanlara karşı empati kurması,
- B) Durumu anlamaya çalışması ve bilgi edinmesi,
- C) Ve bu konuda sesini yükseltmesi gerekir.
Bu adımlar, kolektif farkındalık yaratma ve baskıcı rejimlere karşı toplumsal bir basınç oluşturma açısından çok önemlidir.
Uygur meselesine destek olmak isteyen birisi için hangi eylem biçimleri daha etkili olur? Mesela protestolar, sokak gösterileri veya sosyal medya kampanyaları etkili midir?
Ben Uygurların düzenlediği protestolara katıldım. Sosyal medyada yapılan paylaşımları da elbette görüyorum. Bana göre en etkili yöntem, fiziksel olarak bir protestoya katılmaktır. Fiziksel olarak bir protestoda bulunmak, sokaktan geçen insanların dikkatini çekmek açısından çok önemlidir. Bu gibi anlar, insanlara Uygurların yaşadığı zulmü anlatmak için bir fırsattır. Elbette bu yavaş ve emek isteyen bir süreçtir, bir seferde bir kişinin kalbini kazanırsınız. Ama en etkili bilinçlendirme yöntemi budur. Bu süreç uzun ve zahmetlidir, ama toplumsal farkındalık böyle inşa edilir.
İnsanlar ne kadar çok bu mesele hakkında bilgi sahibi olursa, kolektif olarak hükümetlere baskı uygulama şansımız o kadar artar. Kamuoyu desteği, siyasi baskı oluşturmanın en önemli aracıdır.

Akademik çalışmalar, araştırmalar gerçekten siyasi karar alıcıları etkiliyor mu?
Kesinlikle evet. Sokakta kalp kazanmak ne kadar önemliyse, politika yapıcıların önüne somut veriler ve bilimsel kanıtlar koymak da bir o kadar önemlidir. Hükümetler, politika geliştiriciler ve yasa yapıcılar, eylemlerini genellikle araştırmalara ve raporlara dayandırmak zorundalar. Bu nedenle akademik bilgi üretimi ve belgelenmiş insan hakları ihlalleri, Uygurların özgürlüğü için verilen mücadelenin temel dayanaklarından biridir. Araştırma ve aktivizm birbirini tamamlayan iki koldur.
Teşekkür ederiz. Eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Umarım söylediklerim anlamlı olmuştur ve size fayda sağlar. Uygur meselesi sadece bir etnik grubun değil, insanlığın meselesidir. Hep birlikte, dayanışmayla, bu baskılara karşı durabiliriz.
Ahsen Nur Katırcıoğlu, Türkistan coğrafyası odaklı uluslararası ilişkiler alanında akademik ve saha temelli çalışmalar yürütmektedir. Prodüksiyon, tanıtım, editörlük ve içerik üretimi alanlarında çalışmalar yürütmektedir. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarında yayıncılık, akademik eğitim, medya çalışmaları ve dijital arşivleme projelerinde rol almıştır. İbn Haldun Üniversitesi’nde çift anadal öğrencisi olarak Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler ile Yeni Medya ve İletişim bölümlerinde öğrenimini sürdürmektedir. İngilizce ve Arapça bilmektedir.

