Halil İbrahim Delen, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesinde görev yapmaktadır. Lisans eğitimini 2013 yılında İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde tamamlamış, aynı üniversitede 2016 yılında yüksek lisans derecesini almıştır. 2022 yılında ise Kelam alanında doktora tezini başarıyla tamamlayarak doktor unvanını kazanmıştır.
İlgi alanları arasında dini düşünce, din ve toplum ilişkisi, Selefilik gibi İslami akımlar ve Afrika’daki dini-sosyal yapıların analizi bulunmaktadır.
Özellikle Afrika’da din ve toplumsal dinamikler üzerine araştırmalar yürüten Delen, mesleki görevleri sebebiyle bir müddet Burkina Faso’da ikamet etmiştir. Ayrıca çeşitli akademik dergilerde editörlük yapmış ve yayınevlerinde yayın danışmanlığı görevlerinde bulunmuştur. Evli ve iki çocuk babası.
Halil İbrahim Delen, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesinde görev yapmaktadır. Lisans eğitimini 2013 yılında İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde tamamlamış, aynı üniversitede 2016 yılında yüksek lisans derecesini almıştır. 2022 yılında ise Kelam alanında doktora tezini başarıyla tamamlayarak doktor unvanını kazanmıştır.
İlgi alanları arasında dini düşünce, din ve toplum ilişkisi, Selefilik gibi İslami akımlar ve Afrika’daki dini-sosyal yapıların analizi bulunmaktadır.
Özellikle Afrika’da din ve toplumsal dinamikler üzerine araştırmalar yürüten Delen, mesleki görevleri sebebiyle bir müddet Burkina Faso’da ikamet etmiştir. Ayrıca çeşitli akademik dergilerde editörlük yapmış ve yayınevlerinde yayın danışmanlığı görevlerinde bulunmuştur. Evli ve iki çocuk babası.
İnsanlık, tarihin en keskin virajlarından birini dönüyor. Buhar makinesinin çarklarından, elektriğin aydınlığına; oradan da silikon çiplerin dünyasına evrilen bu yolculuk, bugün bizi "Yapay Zeka" (Artificial Intelligence) denilen devasa bir zihni Beytü'l-Hikme’nin eşiğine getirdi. Dijitalleşme artık sadece elimizdeki telefonun bir özelliği değil; yeme içme alışkanlıklarımızdan adalet arayışımıza, mahremiyet algımızdan ibadetlerimize kadar hayatın her zerresine nüfuz eden yeni bir "ekosistem".
Peki, bu...
Anneler, kucaklarında bebekleriyle kurşun yağmurundan kaçıyor. Kız çocukları tecavüze uğruyor, erkek çocuklar zorla savaştırılıyor, aileler açlıktan kıvranıyor ama dünya görmezden geliyor.
Gazze’de yaşanan soykırımın gündelik konjonktür dışında değerlendirilmesi elzemdir. Gazze’de İsrail tarafından gerçekleştirilen sistematik soykırım,...