Kasım 2025 tarihinde sürpriz bir şekilde New York Belediye Başkanı seçilen Zohran Mamdani, seçimleri kazandıktan sonra yaptığı konuşmada: “Ben gencim… Müslümanım… Demokratik bir sosyalistim… Ve en ‘suçlayıcı’ olanı da şu ki, bunların hiçbirinden dolayı özür dilemeyeceğim”1 ifadelerini kullanması dünyada büyük bir yankı uyandırdı.
ABD gibi ırkçı ve beyaz üstünlüğüne dayalı bir ülkede seçilmesi sürpriz sayılabilir. Ancak New York halkının kozmopolit kimliği düşünüldüğünde sürpriz olmayan bir şekilde başkan seçilen bu genç adam, seçim gecesinde ve seçim kampanyasındaki sözleriyle günümüz dünyası için dikkat çekici bir söyleme sahip.
Öncelikle Mamdani’nin seçimleri kazanmasını sağlayan vaatlerini gözden geçirmekte fayda var: i) Kira kontrolü yapılması ve kira fiyatlarının zayıf konumda olanlar lehine düzenlenmesi,2 ii) ücretsiz ulaşım/otobüs hizmeti,3 iii) Her aile için erişilebilir, ücretsiz erken çocuk bakımı programları, iv) Gıda fiyatlarının düşürülmesi için belediye tarafından ucuz, erişilebilir marketler açmak,4 v) Şiddetin önüne geçmek ve toplumsal güveni sağlamak için geleneksel polis teşkilatına alternatif güvenlik birimleri oluşturmak.
Mamdani, genel çerçevesi bu şekilde özetlenebilecek olan seçim programı için gerekli olan bütçeyi yüksek gelirli bireyler ve büyük şirketlerden alınacak olan vergilerle sağlayacağını açıklamıştır. Kira, ulaşım, çocuk bakımı, gıda ve güvenlik gibi temel sorunlara, düşük gelir grupları için çözüm bulma vaadi seçmenleri ikna etmekte başarılı olmuştur.
ABD, kişi başına düşen gelir açısından Türkiye’den 7, Irak’tan 15, Mısır’dan 27 kat yüksek gelir seviyesine sahiptir.5 Mamdani’nin seçimleri kazanmasında belirleyici olan temel ihtiyaçları gidermeye dönük vaatleri, ABD gibi dünyanın en zengin ülkesinde karşılık bulması şaşırtıcıdır. Bu bağlamda ABD’de alt ve orta gelir gruplarının ekonomik sorunlarını çözme odaklı seçim programının başarılı olması, dünya halklarının genelinin yaşadığı sorunların büyüklüğünü göstermektedir.
Neoliberal iktisat politikaları, 1980’li yıllardan itibaren Türkiye’de, daha öncesinde Mısır’da (İnfitah Programı, 1974)6, 1980’lerde Lübnan’da uygulanmış ve bütün dünya genelinde geçerli iktisat politikası haline gelmiştir. Bu politikalar, kişi başına gelir dağılımında büyük uçurumların meydana gelmesine neden olmuştur.
İktisat temelli hayati sorunların giderek artması, İslam dünyasında ve birçok ülkede kitlesel eylemlerin ortaya çıkmasıyla sonuçlanmıştır. 2011 yılında Tunus’ta başlayan ve bütün Orta Doğu ülkelerine yayılan Arap Baharı’nın arkasında yatan en önemli neden bu politikaların sonucu olan işsizlik, düşük ücretler, güvenlik sorunları ve servetin küçük bir azınlık grubun elinde toplanmasıdır.
Arap Baharı ile başlayan isyan dalgası, Tunus’ta işportacılık yaparak geçinmeye çalışan Muhammed Buazizi adında bir üniversite mezunun kendisini yakmasıyla başlamıştır. Muhammed Buazizi’nin eylemi, bahsi geçen problemleri anlamamıza imkân sağlamaktadır. Adaletsizliğin, yolsuzluğun, liyakatsizliği, baskının, fakirliğin yarattığı toplam sonuç, Arap halklarının ayaklanması ile sonuçlanmıştır.
Yaşanan bu isyan dalgası, ABD, Fransa, İngiltere, Rusya, İsrail gibi emperyalist ülkelerin çıkarlarını tehdit etmiştir. Bu ülkeler, yozlaşmış ve halklarının isyanıyla karşı karşıya kalan Arap rejimlerini destekleyerek, ayakta tutmaya çalışmıştır. Yalnızca Türkiye ve Katar, bu isyan dalgası sürecinde Arap halklarına destek vermiştir.7
Örneğin, Mısır gibi büyük gelir dağılımı adaletsizliklerinin yaşandığı, bakanlar kurulunda milyar dolarlık servet sahibi kişilerin olduğu ve ordunun ticari bir holding gibi hareket ettiği bir ülkede başlayan isyan dalgası karşısında, ekonomik ve siyasi sorunlar çözülmek yerine halk silahlı güç kullanılarak toplu katliamlarla bastırılmıştır.8
Özetle ABD gibi refah düzeyi yüksek bir ülkede bile sosyalist söylemlere sahip bir liderin toplumsal destek sağlaması, insanlığın ortak sorunlara sahip olduğunu bir kez daha göstermektedir. Demokratik bir siyasal sistemde, bu söylemleri destekleyenlerin sayısının zamanla artması beklenebilir.
Çünkü servetin küçük bir azınlığın elinde toplanmaya devam etmesi, geçici işler, düşük maaşlar, uzun çalışma saatleri, iş güvencesinin olmaması, kreş ve kira sorunları siyasi parti ve hareketlerin programlarında yer alması gereken hayati meseleler haline gelmiştir. Şayet siyasi parti ve hareketler, iktisat temelli bu sorunlara cevap üretemez ve ilgi göstermezlerse halklar bu siyasi parti ve hareketleri muhtemelen zamanla tasfiye edecektir.
Kaynak:
1 Mamdani, Z. (2025, 4 Kasım). Victory speech after New York City mayoral election. Brooklyn Paramount Theater, New York, NY, USA. Erişim: https://www.rev.com/transcripts/mamdani-victory-speech (04.11.2025)
2 Zohran for NYC. “Platform.” Accessed November 14, 2025. “Platform.” www.zohranfornyc.com/platform
3 Reuters. “Mamdani wins over New York with bold vision that galvanised young voters.” Reuters, November 6, 2025.
4 The Guardian. “Zohran Mamdani faces a daunting task: making New York affordable.” The Guardian, November 4–5, 2025. Guardian+1
Gabbatt, Adam. “Zohran Mamdani faces a daunting task: making New York affordable.” The Guardian, November 4–5, 2025.
5 ABD kişi başına gelir açısından, Türkiye’den 7, Mısır’dan 27, Irak’tan 15 kat yüksek gelir seviyesine sahiptir. International Monetary Fund. “United States — GDP per capita, current prices (U.S. dollars)”. DataMapper. Accessed November 14, 2025. https://www.imf.org/external/datamapper/profile/USA
6 Fidan, H. (2025), Amerika Küresel Hegemon Güç Haline Nasıl Geldi? ABD-Mısır İlişkileri Örneği, Kritik Yayınları: İstanbul, 2025, s. 89.
7 Aktürk, Ş. (2024). Dönüm noktası: Arap Baharı, Türkiye ve Suriye devriminin zaferi. FokusPlus. https://www.fokusplus.com/yazarlar/sener-akturk/donum-noktasi-arap-bahari-turkiye-ve-suriye-devriminin-zaferi, (17.12.2024).
8 Adil İskenderi, Değişim Halindeki Mısır: Bitmemiş Bir Devrime Dair Denemeler, Oktay Etiman (çev.), İntifada Yayınları, İstanbul, 2016, s.99.

Dr. Hasan Fidan, İstanbul Üniversitesi Tarih bölümünde lisans, Beykent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde yüksek lisans eğitimini tamamladı. Marmara Üniversitesi Ortadoğu ve İslam Ülkeleri Araştırmaları Enstitüsü Uluslararası İlişkiler bölümünde doktora eğitimini 2023 yılında bitirdi. Çalışma alanları ABD hegemonyası, Neo-Gramşiyan kuram, Ortadoğu siyaseti, Mısır, Suriye ve Türkiye iç ve dış politikasıdır. Akademisyen ve kamu görevlisi olarak çalışmalarını sürdürmektedir.

