Kriz bölgelerinde yaşananları belgelemek ve toplumsal hafızayı korumak amacıyla faaliyet gösteren Dijital Hafıza Merkezi, yeni bir röportaj çalışmasını kamuoyuyla paylaştı.
2021 yılında farklı disiplinlerden araştırmacılar, teknoloji uzmanları, akademisyenler ve aktivistlerin bir araya gelmesiyle kurulan merkez; kriz bölgelerinin hafızasını kayıt altına almayı ve bu tanıklıkları gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor.
Bu kapsamda yürütülen sözlü tarih çalışmaları çerçevesinde “Türkistan’dan İstanbul’a” adlı yeni bir röportaj serisine başlandı. Serinin ilk bölümünde Abdülahad Hafız, Doğu Türkistan’dan İstanbul’a uzanan hayat hikayesini anlattı.
Proje, hayat hikâyeleri üzerinden yok edilmeye çalışılan kültürel değerleri ve toplumsal hafızayı görünür kılmayı amaçlıyor.
Röportajda Abdülahad Hafız, Doğu Türkistan meselesine ilişkin, “biz Çin’den toprak istemiyoruz; bizim toprağımız Çin toprağı değil, işgal edilmiş toprak” ifadelerini kullanarak, yaşananları bir hak ve dava meselesi olarak gördüğünü vurguladı.
Hafız’ın anlatımı; acı, hasret ve uzun yıllara yayılan bir mücadelenin izlerini taşırken, yalnızca bireysel bir hicret hikâyesi değil, aynı zamanda vatanından ayrı düşmüş Uygurların kolektif hafızasına ve süregelen mücadelesine de ışık tutuyor.

Dünya ve İslam, mesleki kurumsal makalelere, bağımsız düşünce ve dış politika değerlendirme yazılarına açıktır. Platformumuzda yer alacak yazılar çoğunlukla değişik kaynaklardan, kimlik ve yaklaşımlardan olacaktır.
Dünya ve İslam olarak yayımladığımız yazıların içeriğine; aktarılan bilgilerin gerçeklik değerine, yaklaşım tarzına, yapılan analizlere ve çıkan sonuçlara tümüyle katılmamız söz konusu değildir.

