Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yürürlüğe giren yeni yönetmelik değişikliğiyle, Türk soylu topluluklar artık Türkiye’de “yabancı” statüsünde değerlendirilmeyecek. Bu düzenleme, Türk soylu ancak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan kişilerin kamu ve özel sektörde çalışabilmelerinin önünü açıyor.

Türk Soylulara Yönelik Pozitif Ayrımcılık
10 Ekim tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik, 1981 yılından bu yana yürürlükte olan “Türk Soylu Yabancıların Türkiye’de Meslek ve Sanatlarını Serbestçe Yapabilmelerine, Kamu veya Özel Kurum, Kuruluş veya İşyerlerinde Çalıştırılabilmelerine Dair Kanun” üzerinde değişiklikler içeriyor.
Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Bahadır Bumin Özarslan, yeni düzenlemenin “Türk soylu topluluklar lehine yapılan bir adım” olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Türk soylu olmayan yabancılar bakımından geçerli olmayacağı için Türk soylu topluluklar lehine yapılmış bir düzenleme niteliği taşımaktadır. Bir başka deyişle Türk soylu topluluklar açısından pozitif bir ayrımcılık söz konusudur. Türk soylu bir yabancı olmak, Türkiye sınırları içinde bir ayrıcalık olarak kabul edilmiştir. Bu durumda Türk kimliği, yerel ve bölgesel sınırlar dışındaki evrensel varlığıyla birlikte, bir bütün olarak değerlendirilmiştir.”
Ekonomik ve Kültürel Güçlenme Hedefi
Dr. Özarslan’a göre, Türk dünyasında ortak stratejiler ve ekonomik işbirliklerinin geliştirilmesi, Türklüğün hem maddî hem de manevî yönlerini güçlendirecek. Yeni yönetmelik, özellikle kendi ülkelerinde mesleklerini icra etme imkânı bulamayan Türk soyluların Türkiye’de istihdam edilmesine zemin hazırlıyor. Bu durum, nitelikli iş gücünün Türkiye ekonomisine kazandırılması açısından da önemli görülüyor.
Tarım ve Stratejik Sektörlerde İstihdam Fırsatı
Uzmanlar, yönetmeliğin uygulama alanı olarak tarım, hayvancılık ve üretim gibi sektörleri öne çıkarıyor. Özarslan, kırsal işgücü açığının kapatılması ve Türkiye için stratejik öneme sahip alanlarda çalışabilecek Türk soyluların istihdam edilmesinin ülke ekonomisine ciddi katkı sağlayacağını vurguladı.

“Türkiye Türk Dünyası’nın Kutup Yıldızı”
Yeni düzenlemenin, Türkiye’nin Türk dünyasındaki konumunu da güçlendirdiğini belirten Özarslan, şu ifadeleri kullandı:
“Bağımsız Türk devletleri dışında yaşayan Türk soylu toplulukların maruz kaldığı ayrımcılıklar karşısında, Türkiye onların bilgi birikimini değerlendirme fırsatı sunuyor. Bu da Türkiye’yi Türk Dünyası’nın ‘kutup yıldızı’ hâline getiriyor.”
Türklük Evrensel Bir Kimlik Olarak Güçleniyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Türk Dünyası Yüzyılı” ve “Türk Devri” vurgularıyla paralel şekilde, bu düzenleme Türk millî kimliğinin sınır ötesi bir anlam kazanmasını hedefliyor. Dr. Özarslan, “Türklüğün cazip bir millî kimlik olarak benimsenmesi, Türkiye’nin bölgesel liderlik rolünü pekiştirirken Türk soylu topluluklara da özgüven kazandıracaktır.” ifadelerini kullandı.
Sonuç olarak, yapılan değişiklik yalnızca hukuki bir adım değil; ekonomik, kültürel ve stratejik etkileri olan çok yönlü bir dönüşüm olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre Türkiye, bu düzenlemeyle birlikte hem Türk soylu toplulukların güven kapısı hem de Türk dünyasının merkez üssü konumunu daha da güçlendirmiş oldu.
Ahsen Nur Katırcıoğlu, Türkistan coğrafyası odaklı uluslararası ilişkiler alanında akademik ve saha temelli çalışmalar yürütmektedir. Prodüksiyon, tanıtım, editörlük ve içerik üretimi alanlarında çalışmalar yürütmektedir. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarında yayıncılık, akademik eğitim, medya çalışmaları ve dijital arşivleme projelerinde rol almıştır. İbn Haldun Üniversitesi’nde çift anadal öğrencisi olarak Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler ile Yeni Medya ve İletişim bölümlerinde öğrenimini sürdürmektedir. İngilizce ve Arapça bilmektedir.

